Increase font size Default font size Decrease font size Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size
OOPS. Your Flash player is missing or outdated.Click here to update your player so you can see this content.
You are here : Ana Sayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretci Defterine Giris


Mehmet CİNKARA    06 September 2010 15:27 | Osmaniye
Sayın Vahap ATASOY,
İlköğretim Okullarındaki çalışmalar ile ilgili Bursateftişteki çalışmaları inceledim. Sizlere ve emeği geçen arkadaşlara teşekkür ederim. Çalışmayı okudum bazı yerlerde mevzuata uygun olmayan eski yönetmelik ürünü açıklamalar var bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayfa 51de proje ile ilgili aşağıdaki açıklama var. Açıklama; 1,2,3,4,5,6,7,8.sınıflarda, her öğrenci, zorunlu olarak yılda en az bir dersten ferdi veya grup halinde proje (ödev) hazırlar, ödev almamış öğrenci bırakılmaz.
4-8. sınıflarda, ödev alınacak dersleri belirlemek üzere, derslerin başladığı 5,6. hafta içinde, sınıf öğretmenleri tarafından öğrencilerden, okul müdürlüğüne hitaben yazılmış (ödev istek dilekçeleri) alınarak, öğrencilere ödev yapmak istedikleri 5 ders tercih ettirilir. Tercih dilekçesine yazılacak beş dersin bir tanesinin Türkçe olması zorunludur. Dilekçelerin hepsi alındıktan sonra, öğrencilerin tercihleri (ödev dağıtım listesi)ne kaydedilir. Hangi öğrencinin hangi dersten ödev (proje) hazırlayacağına, idarecinin başkanlığında toplanan şube öğretmenler kurulu tarafından, yoksa idareci ve sınıf öğretmeni tarafından birlikte karar verilir,(Yönetmelik,md.12) denilmektedir.
2300 sayılı Tebliğler Dergisindeki ödev Yönetmeliği hükümleri yeni program ile geçersiz kalmıştır. Yeni programda ödev yönetmeliği uygulanmaz. Artık Ödev yoktur. Bu bakımdan proje için öğrencilerden dilekçe alınması, dilekçeye 5 dersin yazılması, bunun şube öğretmenler kurulunda görüşülmesi söz konusu değildir. Her öğrenciden birer dilekçe alınıp bunların okulun gelen evrak defterine kayıt edilmesi gerekir, bu büyük kırtasiyeciliği gerektirir.
Biz Osmaniye de proje uygulamasını şu şekilde öneriyoruz. Sene Başında branş öğretmenleri zümre toplantısında belirledikleri proje konularının listesini girdikleri sınıflara (varsa branş dersliğine) asarlar. Öğrenciler bir iki hafta bu proje konularını inceleyerek hangi dersten proje alacağına karar verir. Daha sonra Şube rehber öğretmenine adını yazdırır. Şube rehber öğretmeni onaylı bir sınıf listesi hazırlayarak hangi öğrencinin hangi ders veya derslerden proje alacağını öğrencinin isteği doğrultusunda listeye yazar. Sonra derslere göre öğrencilerin isimlerini yazarak ayrı bir liste ile birlikte okul idaresine verir. Okul idaresi sınıflardan gelen listelere göre Branş öğretmenlerine kendi derslerinden hangi öğrencilerin proje alacağını belirten listeyi verir. Sonra branş öğretmenleri bu listedeki öğrencilerle görüşerek projelerini verir. Öğrencinin kafasında bir proje konusu varsa önce bu görüşülür, yoksa öğretmen bireysel veya grup halinde verir. Projenin talimatnamesini, aşamalarını, neler yapılacak, projenin başlangıç ve bitiş vb. belirtilir. Öğrencinin sevmediği, başarısız olduğu bir dersten proje verilmesi söz konusu değildir. Eski ödev yönetmeliğinde bazı derslerde yığılma oluyor diye öğrencinin beşinci sıraya yazdığı dersten ödev verilmekteydi. Bazı öğretmenler ve veliler öğrencilere, zayıf olduğunuz dersten proje alın diye telkinlerde bulunduklarını öğreniyoruz. Bu tamamen yanlıştır. Ödev yönetmeliğinde ödev notu ortalamayı bir not yükseltmekteydi. Projede ortalamaya katılmaktadır. Bu durum öğrencilere ve velilere iyi anlatılmalıdır. Bir okulda 8 dersten proje almak isteyen öğrenciye rastladık.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Selamlar.
Mehmet CİNKARA
Eğitim Müfettişi/Osmaniye
Admin Yorumu Admin Yorumu:
Değerli meslektaşımız Mehmet Bey,
Bursa Eğitim Müfettişleri olarak yayınladığımız İlköğretim Okullarındaki Çalışmalar adlı dokümanımızı mevzuata uygunluk açısından ele alarak okuyup, edindiğiniz izlenimleri de bizimle paylaşma erdemini gösterdiğiniz için size peşinen teşekkürlerimizi sunuyor ve sizi kutluyoruz, ağzınıza, emeğinize sağlık.
Sizin bu duyarlılığınızın arkadaşlarımıza, öğretmen ve idarecilerimize örnek olmasını sağlamak ve yaptığınız bu yapıcı eleştiriden onların da yararlanmalarını temin için yazınızı sitemizin ziyaretçi defterine de koyuyoruz.
Biz de proje verme konusunda nasıl hareket edilmesi gerektiği hususunu aramızda çok tartıştık. Bazı arkadaşlarımız aynen sizin yukarıda yaptığınızı belirttiğiniz uygulamaları savundu, bazılarımız tam tersini.
Tartışmalarımız sonunda, yazımızın 51. sayfası 60 11) maddesindeki proje verilmesine dair açıklamaları bilerek ve Bakanlığımızın bu konuda yayınlanan yazılarına dayanarak oraya koyduk.
Şöyle ki; Projelerin nasıl verilip, nasıl değerlendirileceği konusunda 2003 yılından beri yapılan tartışmalara, Bakanlığımız tarafından verilmiş bazı cevaplar ve açıklamalar mevcuttur, bunlar İlköğretim Okullarındaki Çalışmalar adlı dokümanımızın (04) Kanun_Mevzuat_Klasöründeki (Proje_(ödev)_İşleri) adlı klasörde toplanmış ve yazımızın ilgi maddesinden bu yazılara köprüler verilmiştir.
Yazınızda Bakanlığın bu yazılarının geçerliliğinden hiç bahsetmediğiniz için, yazılara bakmadan doğrudan bizim açıklamamızı okuyunca açıklama size farklı gelmiş diye düşünüyoruz.
2300 sayılı TD deki (Ödev Yönetmeliği) ve ödevlerle ilgili TTKB. nın 09.11.1989 tarih 1989/1 nolu Genelgesi klasöre konduktan sonra (bu yönetmeliğin yürürlükte olduğunu ve projelerin bu yönetmeliğin ödevlerin verilmesi ile ilgili maddelerine uyulmak suretiyle verilmesi gerektiğini) belirten İlköğretim Genel Müdürlüğünün 13.12.2006/ 20154 sayılı yazısı da konulmuştur.
Aşağıda (ek-1) görülen bu yazıda ödev yönetmeliği ilgi (d) olarak verilmiş, yazının 4. maddesi çok açık biçimde ilgi (d) Yönetmeliğin yürürlükte olduğunu, İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 35. maddesine göre verilmesi gereken projelerin bu yönetmelikte kastedilen ödev demek olduğunu, yani /ödev=proje/ demek olduğunu, projeler verilirken bu yönetmelikteki /ödev konularının belirlenmesi/, /ödev konularının seçimi ve verilmesi/, /ödevlerin hazırlanması ve değerlendirilmesi/ hususlarına uyulması gerektiğini açıklamıştır.
Nitekim bu hususu netleştirmek için Bakanlığın ilk zamanlardaki yazılarında proje ve performans ödevi şeklinde kullanılan tanımlamalar, sonraları proje ödevi ve performans görevi şeklinde ayırt edilmek suretiyle, projenin ödev demek olduğu vurgulanmıştır.
Ek_1 yazıda, projelerin tespitinde uyulması gerektiği belirtilen hususlar, ilgi yönetmeliğin 10,11,12,13,14. maddelerinde;
Öğrencinin Yapacağı Ödev
Madde 10- (Değişik: 6.11.1991/21043 RG) Her öğrenci bulunduğu sınıfta belirlenecek bir konuda ders yılı boyunca bir ödev hazırlamak zorundadır.
Ancak, öğrencinin istemesi ve öğretmenin de uygun görmesi halinde birden fazla dersten de ödev yapabilir.
Ödev Konularının Belirlenmesi
Madde 11- Ders yılı başında yapılan zümre öğretmenleri toplantısında öğrencilere verilecek çeşitli ödev konuları belirlenir. Ödev konularının tespitinde öğrencilerin ihtiyaçları, yetenekleri, okul, aile ve çevre imkânları göz önünde bulundurulur. Ayrıca, konunun açık ve anlaşılır olması, yanlış yorumlara yol açmaması, ders programlarına uygun olması gibi hususlar da dikkate alınır.
Ödev Konularının Seçimi ve Verilmesi
Madde 12- Öğrenciler, ders yılı başlangıcını takip eden ikinci ayın ilk yarısı içinde hangi dersten ödev yapmak istediklerini yazılı olarak sınıf öğretmenine bildirirler. Öğrencilerden, bu yazılı bildirimlerinde, biri Türkçe veya Edebiyat dersi olmak üzere tercih sırasına göre beş ders adını yazmaları istenir.
Yazılı istekler, sınıf öğretmeni tarafından süresi içinde toplanır. Bu istekler; ilgili müdür yardımcısının başkanlığında toplanacak sınıf öğretmenler kurulunda, tercih sırası da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilir ve hangi öğrencinin, hangi dersten ödev yapacağı hususu tespit edilir. Bu toplantıda her dersin öğretmenine, imkân ölçüsünde, dengeli sayıda öğrenci verilecek şekilde düzenleme yapılır. Bu düzenlemeye göre, her öğrencinin hangi dersten ödev yapacağı hususu sınıf öğretmeni tarafından öğrencilere duyurulur.
Bu duyurudan sonra ilgili ders öğretmenleri öğrencilerle ödev konularının belirlenmesi için ilk görüşmeleri yaparlar. Bu görüşmeler derslerin başladığı tarihten itibaren en geç sekizinci hafta sonunda tamamlanır.
Değerlendirme ile İlgili Duyurma
Madde 13- Ödevlerin yapılmasında uygulanacak yöntemler ile ödevde aranacak nitelikler ve ödevin hangi yönlerden değerlendirileceği, öğretmen tarafından öğrencilere önceden duyurulur.
Ödevlerin Toplanması
Madde 14- Bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak hazırlanan ödevler, ders kesimine en geç iki ay kala öğrencilerden toplanır ve değerlendirilir.
Öğrencinin kazandığı bilgi ve beceriye dayalı olarak üreteceği bir araç şeklindeki ödevler, ikinci kanaat dönemi içinde olmak kaydıyla, yukarıdaki süreye bağlı kalınmadan alınabilir ve değerlendirilebilir
Şeklinde açıklandığından dolayı, biz de açıklamamızda aynı hükümleri esas aldık.
Bildiğimiz kadarıyla daha sonraki yıllarda ilgi yönetmeliğin ve bu yazının kalktığına dair Bakanlıktan yapılmış bir açıklama mevcut değildir, en azından biz bilmiyoruz.
Yönetmelik maddelerinde de görüleceği üzere her öğrenciden birer dilekçe alınıp bunların okulun gelen evrak defterine kayıt edilmesi diye bir şey söz konusu değildir. Dilekçe denilen şey, bizim de Proje_(ödev)_İşleri adlı klasörde /3-1 ödev_tercih_dilekçesi/ adıyla yayınladığımız gibi sadece yarımşar sayfalık matbu birer yazıdan ibarettir.
Burada önemli olan yapılan işin iyi_kötü bir mevzuata dayandırılması ve öğrencinin proje hazırlayacağı dersi kendisinin seçtiğinin imzasıyla tespit edilmesidir.
Bu arada, ödev yönetmeliği 6, 7, 8. sınıflar ile liselere ait olduğu halde, proje 1_8. sınıfların hepsinde yapılacağından yönetmelikte sanki uygulanması zor gibi görünen hususlar olsa da artık o kadarını da kendimiz hallederiz.
Zira şu andaki uygulamalarla yürürlükteki mevzuat arasında bazı uyumsuzluklar olabilmektedir. O da normaldir, çünkü böyle büyük bir değişimin bazı problemleri olması olağandır. Örneğin: Öğrenci dosyaları kaldırıldığı halde /yöneltme formunun bir suretinin öğrencinin dosyasına konulacağı/ veya /kendisine belge verilenlerin durumunu öğrenci kayıt defterine işleneceği/ gibi hükümler hâlâ daha mevzuatımızda durmaktadır. Bunlar istisnai durumlar olup, biraz mevzuatı bilen herkes bu konuda nasıl hareket edeceğini de bilir.
Biz mevzuat koyucu değil, mevzuatın uygulanmasını sağlayıcıyız. Sizin Osmaniyede uygulanmasını önerdiğiniz sistem hem daha zor ve karmaşık, hem de dayandırıldığı bir mevzuat olmadığından, onu uyguladığımızda bizim dediğimiz gibi değil de kendi bildiği gibi yapan öğretmeni hangi esaslara göre değerlendirebileceğiz? Ellerinde yazılı bir dayanağı olmayan öğretmenlerin birisi başka, diğeri başka bir yol tercih ederse hangisini diğerine göre tercih edeceğiz ve bu tercihi hangi mevzuata göre yapacağız?
Yine öğrencinin tercihlerinin yazılı bir belgesi olmadığında, öğrenci projesini zamanında getirmez veya yetersiz not alırsa ve /ben bu dersten proje almak istememiştim, bana bu projenin verildiğinden haberim yok/ derse, aksini kim ispatlayacak?
Sonra her okulda branş dersliği yok ki, olsa da proje sadece branş öğretmenlerini ilgilendirmiyor, bütün sınıflarda, tüm öğretmenleri ilgilendiriyor.
Tabii ki öğrencinin sevmediği, başarısız olduğu bir dersten kendisine proje verilmesi söz konusu değildir. Biz de böyle bir iddiada bulunmadık, aksine isteklerini yazılı olarak bildirsin dedik.
(Eski ödev yönetmeliğinde bazı derslerde yığılma oluyor diye öğrencinin beşinci sıraya yazdığı dersten ödev verilmekteydi) diyorsunuz, peki şimdi yönetmelik de olmadığına göre, dilekçe de almazsak yığılmayı kim, nasıl önleyecek?
Bazı öğretmenlerin ve velilerin öğrencilere, zayıf olduğu dersten proje almayı telkin etmelerinin doğru olduğunu mu savunmuşuz? Hayır, savunmuyoruz, biz /öğrenciye telkinde bulunulsun/ mu demişiz? Hayır, demiş değiliz. Velisi bulunur, bulunmaz o onlara kalmış bir şey, bizi ne için ilgilendirsin ki?
Önceki ödev yönetmeliğinde ödev notunun ortalamayı bir not yükseltmesi diye bir durum yoktu, şimdi de yoktur. Sizin de dediğiniz gibi sadece Proje notu o dönemdeki ortalamaya katılır.
(Bir okulda 8 dersten proje almak isteyen öğrenciye rastladık) diyorsunuz ya, işte işin düğümü de burada. Biz de bir çok yerde 4_5. sınıflarda öğretmenlerin kendi istekleriyle Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve sosyal Bilgilerden tüm öğrencilere proje (ödev) notu verdiklerini, o sınıflara branş dersine giren İngilizce ve Din Kültürü öğretmenlerinin de sınıf öğretmeninden habersiz kendi derslerinden tüm öğrencilere proje notu verdiklerini tespit ettik ve şu anda soruşturması yapılan öğretmenlerimiz mevcut.
İşte öğrenciden dilekçe almazsak, şube öğretmenlerinin toplantısında gerekli dağılımı yapmazsak, elimizde tutanağımız olmazsa olacağı budur.
Bütün bu saydığım nedenlerle komisyonumuz, proje çalışmalarının Bakanlığın açıklamaları ile yürürlükte olduğu bildirilen 2300 sayılı TD sinde yayınlanan (Ders Dışı Eğitim Öğretim Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik) esaslarına uygun olarak yapılmasının gerektiğine karar vererek, yazıya o açıklamaları koymuştur.
Şimdilik bizim vardığımız kanaat bu olup, bunun aksı düzenlemelerin keyfi olacağına, dayandığı mevzuatın olmadığına inanmaktayız.
Bu konuda başka bir mevzuat veya Bakanlık açıklaması varsa bildirildiği anda yazıyı hemen değiştirmeye hazırız. Arkadaşlarımızdan katkılarını esirgememelerini rica ediyoruz.
Değerli meslektaşımız, bize bu açıklamayı yaparak bu konuda tereddütleri olan diğer personeli bir daha bilgilendirme fırsatı veren duyarlılığınızdan dolayı komisyon olarak size bir defa daha teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Fazıl Akay    21 August 2010 20:41 | Ankara
Sayın Meslektaşım.
Ben Ankara Eğitim Müfettişlerinden Fazıl AKAY. Başkanlık bünyesinde oluşturulan AR-GE Grubunda görevliyim. Ankara Eğitim Müfettişleri Başkanlığı Web sitesini oluşturmaya çalışıyoruz.
Bursa Eğitim Müfettişleri Başkanlığı Web sitesini içerik yönünden beğeniyoruz. İzin verirseniz, sitenizde bulunan bazı çalışma örneklerinden yararlanmak ve bunları Ankara ya uyarlayarak kullanmak istiyoruz.
Selam ve saygılarımı sunuyorum.
Fazıl AKAY
Ankara Eğitim Müfettişi
AR-GE Grubu
0505 7886425
fazilakay@hotmail.com
Admin Yorumu Admin Yorumu:
Fazıl bey, selamlar

Öncelikle çalışmalarınızda başarılar diliyoruz ve bizim de yararlanabileceğimiz güzel bir sitenizin olmasını ümit ediyoruz. Sitemizin amacı sadece kendi ilimize değil, tüm ülkemizin eğitim çalışanlarına hizmet etmektir, dolayısıyla sitemizden alıntı yapmak veya link vermek suretiyle her türlü yararlanmanız bizim için de zevk olur, ilginize teşekkür eder tekrar başarılar dileriz.

Ali Soylu    14 August 2010 10:30 | Bursa
Hocam "İlköğretim Okullarındaki Çalışmalar" adlı dokuman bu yıl yeniden yayınlanacakmı? Bize ne zaman ulaşır? Yayınlandığından nasıl haberdar olacağız? Ben çalışmadan çok yararlandığım için dört gözle yenisini bekliyorum. İyi günler dilerim.
Admin Yorumu Admin Yorumu:
Ali bey iyi günler diliyoruz. Başka çalışmalarımızın yoğunluğundan, bir de tatilde soru soran olmaz diye düşündüğümüzden sitedeki sorulara bakma fırsatımız olmadı. İlköğretim Okullarındaki Çalışmalar adlı doküman üzerindeki değişiklik ve düzenlemelerimiz yazın dahi aralıksız devam etmektedir. Bakanlığımızca değiştirilen Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği henüz yayınlanmadığından, dokumanı yayınlamak için bir taraftan o yönetmeliğin çıkmasını beklerken, bir taraftan da okulların 13 Eylülde eğitime başlayacağını dikkate alarak, Ağustos ayı sonuna kadar bekleyip, yeni dokümanı Eylül ayı başında yayınlamanın uygun olacağını düşünüyoruz. Çalışmanın yayınlandığını siteden takip edebileceğiniz gibi, isterlerse İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz de bir yazı veya telefon zinciri ile okullarımızı bilgilendirebilir, öylece de duyabilirsiniz. Fakat biz zaten yıllardan beri bu dokümanın her yıl yenilenip öğretmenlerimizin hizmetine sunulacağını devamlı söylüyoruz ve öyle de yapıyoruz. Bir engelleme olmadığı sürece inşallah böyle devam etmeyi de düşünüyoruz.

İbrahim KAYA    19 June 2010 20:03 | BİLECİK
Merhabalar, her şeyden önce 2000 yılında Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakütesi Sınıf Öğretmenliği Bölümünü bitirip Bursa gibi güzel bir şehri geride bırakıp Şanlıurfa İli Siverek İlçesi Hatundere Köyü BSİO ya atandığımda yapayalnız bir kır okulunda kenger dikenleri arasında kaybolduğumu düşündüğümde beni teftişe geldiği gün benim bu mesleğimi sevmemde büyük rolü olan ve kendisinin gerçek bir eğitimci olduğunu her haliyle bana hissettiren değerli Müfettişimiz Filiz TEK hanıma buradan en derin saygı ve hürmetlerimi bildiriyorum.Suyu,yolu ve çoğu zamanda elektriği olmayıp karanlıklarda kaldığım köy lojmanında binbir sorunu bir tarafa bırakıp o yoksul ama yürekleri dev gibi çocuklar için çabaladığımı nasıl da farketmişti değerli Filiz Hanım....İnanın ki yaşamın o türlü zorlukları içinde mesleğime yeniden sarılmamı sağladı ve o büyük inancımı tazeledi...Filiz Hanım,bana bir müfettişin nasıl da öğretmen kazandığını öğretmiştir ve onun sayesinde bulunduğum her ortamda eğitimin asıl yükünün müfettişlerimizin omuzlarında olduğunu söyleyip durdum hep...Çünkü Siverek in o inanılmaz zor koşullarında her gün 200-300 km yol yapan,bazen yolda kalan,çamura saplanan aracı iteleyen ,git git bitmez yüzlerce köy yolunu aşındırarak o bölgede sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının gerçekleşmesi için çaba göstermek öyle kolay bir iş değildi.Bizim öğretmen olarak çektiklerimizin bin katını kendileri çekerdi. Bütün bu zorlukların kıskacında yaptığım belki de hiç kayda değer olmayan çalışmalar için köy okulunda sınıfımı teftiş ederken büyük bir heyecanla bana "işte budur" demesi benim ondan sonra çok daha büyük çalışmaları yapmamı sağlayıp bir çocuğun yarınlarının aydınlık,parlak olması için hiç bir engeli tanımadan bildiğim yolda koşar adam yürümeme neden olmuştur.Kendisine bu vesile ile bin kez daha yüreğimin en eğitmen yanıyla teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum.
Kendisi Urfay'ı,Siverek'i,hele de Hatundere'yi çoktan unutmuş olabilir ama ben değerli hocamı bir ömür boyu hiç unutmayacağım...

İbrahim KAYA
Cihangazi İ.Ö.Okulu Müdürü
Bozüyük Bilecik
http://bozuyukcihangazi.meb.k12.tr
Admin Yorumu Admin Yorumu:
İbrahim bey iyi günler diliyor, eğitim müfettişlerinin gayret ve iyi niyetlerini farkedebilme, onlardan yararlanabilme basıretini gösterebilen ve özelde bunu ifade edebilen ender arkadaşlarımızdan birisi olma özelliğini gösterdiğinizden dolayı da size takdirlerimizi sunuyoruz. Her eğitimci arkadaşımızın sizde olduğu gibi müfettişlerimizden yararlanarak, bu kazanımlarını meslek hayatlarına aktarmalarının da en büyük arzumuz ve gayemiz olduğunu bu vesileyle bir defa daha belirtmek istiyoruz. Değerli arkadaşımız Filiz Hanım ve teftiş teşkilatımız adına teşekkür ediyor ve iyi çalışmalar diliyoruz.

Hasan Yürekli    07 June 2010 11:16 | Bursa
Sayın müfettişlerim iyi günler diliyorum. Öğrencilerin yılsonu ortalamalarının hesaplanması konusunda aramızda tartışmalar olmaktadır. Bazı öğretmenler öğrenciye sıfır not verilemeyeceğini belirterek, sınava girmeyen veya proje ve performans görevini teslim etmeyen öğrencinin not bölümünü boş bırakmakta, bazıları ise sıfır verilmediğinde ortalamanın yanlış hesaplanacağını, o nedenle sıfır verilmesi gerektiğini söylemekte, müfettişlerin de bazı okullarda böyle söylediklerini de eklemekte, bazıları ise öğretmenin öğrenciye girmediği not yerine kanaat notu verebileceğini iddia etmektedirler, sizce bu işin doğrusu nedir? Şimdiden teşekkürler.
Admin Yorumu Admin Yorumu:
Hasan bey iyi günler, tesadüfen daha önce sorun cevaplayalım bölümünde Ali Soylu tarafından sorulan bir soruyu siz de değişik bir şekilde sormuş bulunuyorsunuz. O nedenle farklı anlama da olmaması için o soruya verdiğimiz cevabı kopyalayarak size de gönderiyoruz: İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 32/d maddesinde öğrencilerin ders, uygulama ve değerlendirme etkinliklerine katılmalarının zorunlu olduğu, 33. maddesinde değerlendirme sonunda verilecek notların 1, 2, 3, 4, 5 olduğu, 36/c maddesinde Kopya çeken öğrencinin sınavının geçersiz sayılacağı ve puanla değerlendirilmeyeceği, ancak, dönem notunun hesaplanmasında aritmetik ortalama alınırken sınav sayısına dâhil edileceği, 38. maddesinde; herhangi bir nedenle sınavlara katılamayıp, proje ve performans görevini zamanında teslim edemeyip, okul yönetimince özrü uygun görülen öğrencilerin, ders öğretmeninin belirleyeceği bir zamanda önceden öğrenciye duyurularak yapılacak değerlendirme etkinliğine alınacağı, proje ve performans görevini öğretmenin belirleyeceği süre içinde teslim edeceği, geçerli özrü olmadan sınava katılmayan, proje ve performans görevini teslim etmeyen öğrencilerin durumlarının puanla değerlendirilmeyeceği, ancak aritmetik ortalama alınırken sayıya dâhil edileceği belirtilmiştir. Bu maddelerde öğrenciye (0) sıfır not verileceğine dair bir hüküm bulunmadığından dolayı bazı arkadaşlarımızın notları e-okula girerken mazeretsiz olarak sınava girmeyen veya diğer görevlerini yapmayan öğrencinin o not bölümünü boş bırakması yanlıştır. Mazeretli olduğundan dolayı sınava giremeyen, ödevini teslim edemeyen öğrencinin puanları e-okula girilirken, özründen dolayı almadığı notunun kutucuğunun boş bırakılması doğrudur, öyle de yapılmalıdır. Ancak notlar e-okula girilirken mazeretsiz olarak sınava girmeyen öğrencinin o notunun kutucuğunu boş bıraktığınızda, öğrencinin dönem notu kendisine verilen notlara göre hesaplandığından ortalaması yüksek çıkmakta ve sınavdan kaçan öğrenci ödüllendirilmekte ve öğrenci kayırılarak diğer öğrencilere haksızlık yapılmaktadır. Örnek: iki öğrenciden birincisi yapılan 3 sınava da girerek 60, 50, 20 puan alsın, ikinci öğrenci de yapılan üç sınavdan ikisine girsin 60, 50 puan alsın, 3. sınavdan özürsüz olarak kaçsın. Bu durumda birinci öğrencinin puanları e-okula 60, 50, 20 olarak girildiğinde, verilen üç puanın ortalamasına göre dönem ortalaması; 130:3=43,33, notu 1 olacak ve öğrenci o dersten zayıf almış olacak, ancak ikinci öğrencinin puanları e-okula 60, 50 olarak girildiğinde, verilen iki puanın ortalamasına göre dönem ortalaması; 110:2=55, notu ise 3 olacak ve bu öğrenci sınavdan kaçtığı için mükâfatlandırılmış olacak ve dersten orta düzeyinde başarılı sayılacaktır. Oysa bu öğrencinin puanları e-okula 60, 50 ve 0 (sıfır) olarak girildiğinde, verilen üç puanın ortalamasına göre dönem ortalaması; 110:3=36,66, notu ise 1 olacak ve u öğrenci o dersten başarısız sayılacaktır. İşte sonucu bu kadar değiştiren bir işlemin hâlâ daha öğretmenlerce doğru yapılmaması, yanlışta ısrar edilmesinin ne kadar sakıncalı olduğu bu örnekten anlaşılmıyor mu? Yani şunu anlamalıyız ki, yönetmelikte öğrenciye (o) sıfır not verileceğine dair bir madde bulunmaması başka bir durum, e-okula puanlar girilirken özürsüz olarak sınava girmeyen veya ödevini vermeyen öğrencinin o puanının kutucuğuna (0) sıfır yazılması başka bir şeydir. Bu durum sistemden doğru sonuç almak, ortalamanın hesabını doğru bulmak için yapılan sisteme dair bir işlemdir, sistem böyle yapıldığında doğru sonuç vermektedir. Notları böyle hesaplanan bir öğrencinin ayrıca zayıfı olmadığından bir de teşekkür aldığını düşünsenize, hepten katmerli haksızlık, bu öğrencinin yılsonu ortalamasına göre diğer arkadaşlarına atacağı farkı da koyun kazanımlarının üstüne bir kat daha haksızlık. Peki, bir öğretmen sizce böyle bir öğrenciyi neden kayırır da notlarını doğru hesaplamaz (!)? Örnekteki birinci öğrenci bu durumu şikâyet etse veya bu durum evraklardan tespit edilse, bunu yapan öğretmenin bir öğrenciyi kayırıp, diğerlerine haksızlık yaptığı sonucunu çıkarmamak için gözümüzün kör olması gerekir. Bazılarının öğretmenin öğrenciye kafadan bir not verip o boşluğu doldurabileceğini iddia ediyor olmaları ise anlaşılır gibi değil. Öğretmenin, öğrencinin girmediği bir yazılı sınavının notu yerine kendi kafasından, belgeye dayanmadan not vermesi akla-mantığa sığar bir durum değildir ve soruşturulduğunda, bakış açısına ve öğretmenin diğer çalışmalarından edinilen kanaate göre öğretmenlik mesleğinden çıkarılıp, üstelik adli yönden yargılanmayı da gerektirebilecek bir durumdur. Bazı okullarda bu tür yanlışları tespit eden müfettişlerimizin bunları incelemeye aldıkları doğrudur. Öğretmen veya idarecilerimizin böyle bir durumla karşılaşmayacak kadar dikkatli davranmalarını diliyoruz.


41
Ziyaretci Defteri Kayitlari
1 2 3 4 5 6 7 8 9 »
Matematizm Bursa Tekev Bayarlar Ticaret Avy Tekstil Bozdağ Perde Pervane Bilişim ondakika.net elektronikhane.net Osba Tekstil More Enstitü Burası Bursa webtasarım Ebru Polat Tophane Genç Kültür